|
GÜZEL VE ETKİLİ KONUŞMA |
GÜZEL VE ETKİLİ KONUŞMA
Biliyoruz, bazı özelliklerin doğuştan var olabilir, genetik olabilir, “bu işe yeteneğim var, içten gelen bir şey” dediğin zamanlar olabilir… Ama şöyle bir cümle kurmana imkan vermiyoruz: “Ben konuşamam, utanırım, sıkılırım, hitap yeteneğim yok benim.” Evet böyle bir şeyi aklından asla geçirme, çünkü güzel ve etkili konuşmanın da bir yolu ve bir yordamı var. Bu konu hakkında öğrenilmesi gereken birçok şey var, şimdi sana söyleyeceklerimizi dikkate alır ve çalışmalara başlarsan sen de güzel ve etkili konuşan biri olabilirsin. Belki de zaten öylesin, biz yine de birkaç noktaya bir göz atalım.
Meseleyi önce kendinle hallet
Kendi kendine edindiğin birçok şey, beynin içinde yer alır ve gerektiği yerlerde su yüzüne çıkıverir. Bunlardan bir tanesi de iç konuşmalar. Kendi kendine konuşurken beyne yolladığın bazı sinyaller, daha sonra seni etkilemek üzere bir yerlere tutunurlar ve ortaya çıkacak zamanı beklerler. İşte bu sinyaller olumsuz sinyaller ise bir yerlerde bir şeyler yanlış gidiyor demektir. Bir konuşma yapmadan önce “Ben bu işi yapamam, ben korkarım, çekinirim, o gün gelince her şey berbat olacak, rezil olacağım, her şeyi unutacağım” benzeri iç konuşmalar o gün geldiğinde sana asla rahat vermezler. Bu tür olumsuz düşünceler yerine, kendine olumlu mesajlar göndermelisin. Bilinçaltına sürekli bir şeyler gönderdiğinde, söylediğin her şeye gerçekmiş gibi yaklaşacaktır. Sen ona ne söylersen o da onları kabul edecektir. Bu yüzden söylemen gerekenler bu tür olumsuz şeyler değil. Kendine olumlu şeyler söyle ki, bilinçaltın da buna inansın ve sana destek versin. Bu yüzden kendi kendine söylemen gerekenler şöyle olmalı:
Bana herkesin içinde konuşma fırsatı tanındı, bunu en iyi şekilde değerlendirmeliyim
Bunu yapmayı ben istiyorum, böylece faydalı birçok şey öğreneceğim
Elimden gelen her şeyi yapacağım
Ufak tefek hatalar olsa bile onlardan ders almayı öğreneceğim
Bu konuşma sayesinde büyük bir tecrübe edinecek, gitgide daha iyi bir konuşmacı olacağım
Bu ve bunun gibi olumlu düşünceler seni rahatlatacaktır. Endişe etmeden, kaygılanmadan kendine bu olumlu sinyalleri gönderirsen kendine güvenin artar ve hazırlıklarını daha kontrollü yapabilirsin. Kontrol sende olduktan sonra zaten işin gerisi kolay! Olumsuz düşüncelerin kontrolünü kaybetmene neden olmasına izin verme!
Bir, iki, üç, hazıııııııııır!
Bir konuşma yapmaya karar verdin ve kendini buna motive ettin, artık olumsuz düşüncelerle canını da sıkmıyorsun, sıra geldi hazırlanmaya. Konuşmalara hazırlanırken dikkat edilmesi gereken önemli birçok unsur bulunuyor:
Dinleyici ne istiyor? Onlara hangi bilgiler gerekli? Dinleyici konuşmana nasıl motive edebilirsin? Onlara düşüncelerini nasıl satabilirsin? Dinleyici üzerinde nasıl bir etki bırakabilirsin? İşte bunlara odaklanarak hazırlıklara başlayabilirsin.
Ünlü hafıza uzmanı Tony Buzan, konuşmanın planlı ve kontrollü yürümesi için “Zihin Haritası Yöntemi”ni öneriyor. Bu yöntem için bir A4 veya A3 kağıt, renk renk kalemler ve bir de yeterli zaman gerekiyor.
Kağıdın ortasına ana konuyu betimleyecek bir kelime yaz veya bir şekil çiz. Bu diğerler yazacaklarından biraz daha büyük olabilir, dikkat çekmesi için de kırmızı renk kullanabilirsin.
Ana konuyla ilintili olan aklına gelebilecek tüm anahtar kelimeleri, ana kelimenin etrafına serpiştirerek yaz.
Anahtar sözcüklerin altına ufak ufak hatırlatıcı maddelerle ayrıntılarını yaz. Çağrışım yapmaları açısından bu hatırlatıcılar önemli.
İşte bu ufak hatırlatıcılar ile cümle bile kurmaya gerek kalmaksızın, anlatacaklarının bir şemasını oluşturdun. Konuşmanı sistemli bir hale getirmek için ilk adımı attın.
Basit cümleler ile dinleyiciyi kontrol altına al: Hazırlıklarını yaparken basit cümleler kurmaya dikkat etmelisin. Dinleyici uzun cümleler karşısında yılacak ve konsantrasyonunu kaybedecektir. Onu aktif bir dinleyici kılmak için cümleleri kısa ve basit tutmak gerekir.
Konuşmanın başlığını belirle: Konuşman için başlık seçerken klişelerden uzak durmalı, merak uyandıran, hareketli bir başlık seçmelisin. İlgi uyandıran, içeriği yansıtan, en az dört en fazla altı kelimeden oluşan ve bir reklam sloganı gibi etkili bir başlık bulmak önemli.
Konuşma yapısını oluştur: Bu konuda en basit yöntem olan, giriş - gelişme - sonuç yöntemi işe yarıyor. Giriş kısmında ne anlatacağını dikkat çekici bir şekilde anlat ve izleyicinin konuya ilgi duymasını sağla. Gelişme bölümünde monoton olmayan bir ses tonu ile, aralara konu ile ilgili espriler sıkıştırıp dinleyiciye dinlenme fırsatı da vererek anlatacağın konuyu güzelce anlat. Sonuç bölümünde de dinleyicinin aklında kalmasını istediğin anahtar kelimeleri tekrarla.
Konuşmana bunları sıkıştır: Benzetmeler, mizah, örnekler, resimler, sorular, tasvirler, abartmalar, açıklamalar, anekdotlar, fıkralar, duygulandırmalar, istatistikler, tekrarlamalar, alıntılar, küçük çaplı espriler, mimikler, oyunculuklar konuşmaların sırasında işine yarayabilir.
Dinleyicilerini etkile!
Konuşuyoruz ama kime konuşuyoruz? Elbette ki birilerine konuşuyoruz ve onları etkilememiz, onlara kendimizi dinletmemiz gerekiyor.
Peki bu nasıl olacak?
İnsanın en çok önemsediği şeyin kendisi olduğunu unutma! Kendisini önemseyeni sen de önemsersen seni dikkate alacaktır.
Konuşman sırasında dinleyiciye odaklan, konuşmana değil. Konuşman sırasında kendine ve konuşmana odaklanır, dinleyiciyi unutursan onları kaçırırsın. Peki dinleyiciye nasıl odaklanacaksın? Göz teması kurmak faydalı olacaktır. Sorular sorarak onları canlı tutabilirsin, ayrıca soru sormalarına da izin verebilirsin.
Zor bir konu mu seçmiştin. Eyvah beni anlamayacaklar mı demiştin? Hayır, buna hiç gerek yok. Konuyu basitleştir ve herkesin ilgisini çekecek şekilde anlat. Burada şuna da dikkat et: karşındakiler seni anlamazsa kaygısına kapılma, sonra senin onları aptal yerine koyduğunu düşünebilirler. İnsanların anlama kapasitesini asla küçümseme.
Konuşurken önce söylediklerine kendin inanmalısın, aksi takdirde inanmadığın şeyleri anlatarak, hem sözlerinle hem de beden dilinle güven vermeyen bir görüntü çizersin.
Hitap da bu konuda önemli bir unsur. Tepeden bakar gibi, karşındaki hiçbir şey bilmezmiş gibi bir sunum yaparsan olumsuz bir etki bırakırsın. Fakat bir arkadaş gibi konuşur, sadece bildiklerini paylaşıyor havası verirsen daha çabuk kabul görürsün.
Bitiriyoruz!
Konuştuk, konuştuk ve artık bitirme zamanı geldi! Bitirmenin de bir üslubu var tabii ki. Öncelikle bir konuşmayı zamanında bitirmek önemli. Konuyu bir sakız gibi uzatmanın ve böylece dinleyiciyi kaçırmanın bir manası yok.
Sözü uzatma. Söyleyeceklerini söylediysen ve her şeyin iyi gittiğini hissediyorsan sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.
Konuşmanı ne zamanından çok önce bitir ne de çok sonra.
Konuşmayı bitirdiğinde “Oh be bitti, artık özgürüm” izlenimi vermemelisin. O yüzden mimiklerini, beden dilini kontrol altında tutmalısın.
Asıl mesajı vermeden konuşmaya son vermemelisin, anlattıkların havada kalmamalı.
Konuşmanı özetleyerek bitirirsen, akılda kalıcı bir konuşmanın son şeklini de vermiş olursun.
Konuşmanın sonunda konuşma ile ilgili bir deney yapıp konuşmayı hareketli bir biçimde bitirebilirsin.
“Konuşmam burada bitmiştir” gibi klişe bir bitiş yapmamalısın, konuşmayı en heyecanlı noktasında bitirmelisin.
İşte sana konuşmaların sırasında etkili olabilmenin püf noktalarını vermiş bulunuyoruz. Derslerde olsun, işte olsun, arkadaşlar arasında olsun güzel ve etkili konuşmak çok önemli ve bunu birkaç noktaya dikkat ederek, alıştırmalar yaparak, tekrarlar yaparak başarabilirsin! Bir de unutma ki bazen çok konuşarak ilgiyi üzerine topladığını düşünebilirsin fakat önemli olan az söz ile çok şey söylemektir! Konuyu uzatmadan mesaj vermek çok önemli! Başarılar…
Kaynak kitap:
Maviş, Adil. Söz Söyleme ve İnsanları Etkileme Sanatı. İstanbul: Hayat Yayınları, 2004.
Özdemir, Emin. Güzel ve Etkili Konuşma Sanatı. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1992.