İHRAÇ
KAYITLI SATIŞLAR VE ÖZELLİKLİ KONULAR
Yazan : Yeminli Mali Müşavir Şükrü ŞENALP
(Kaynak: www.ubdt.com.tr)
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi
sukrusenalp@superonline.com
Tarih : 15 Eylül 2005
Türk KDV sisteminde genel ilke, bir vergilendirme
döneminde satın alınan mal ve hizmetlere ödenen KDV’nin,
tahsil edilen KDV’den büyük olması halinde,
indirilemeyen kısmın bir sonraki dönemde bir sonraki
dönemde indirilmek üzere sonraki döneme devredilmesidir.
Konuya ilişkin yasal düzeleme KDV Kanununun 29/2
maddesinde düzenlenmiştir. “Bir vergilendirme döneminde
indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin
vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma
değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki
fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez.”
5035 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu yukarıdaki
cümlenin hemen devamında genel ilkenin dışına çıkılarak,
indirimli orana tabi işlemlere ilişkin olarak yüklenilen
KDV’nin aylık bazda mahsuben, yıllık bazda da nakden
iade edileceği hüküm altına alınmıştır. “Şu kadar ki, 28
inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi
nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup
teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde
indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit
edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve
sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli
idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner
sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha
fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında
bulunan işletmelerden temin ettikleri mal ve hizmet
bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. Yılı
içinde mahsuben iade edilemeyen vergi nakden iade
edilir.”
Ayrıca kanunun 32 nci maddesinde İstisna Edilmiş
İşlemlerde İndirim başlığı altında, “Bu kanunun 11, 13,
14, 15 inci maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş
bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda
gösterilen Katma Değer Vergisi, mükellefin vergiye tabi
işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden
indirilir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya
hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması
hallerinde indirilemeyen Katma Değer Vergisi, Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu
işlemleri yapanlara iade olunur.” Hükmü ile düzenleme
yapılmıştır.
Yukarı belirtilen düzenlemelere göre KDV Kanunu, tam
istisnalar kapsamına giren işlemler ile indirimli orana
tabi işlemlere ilişkin yüklenilen KDV’nin indirilememesi
halinde bu işlemleri yapanlara iade edilmesini
öngörmüştür. KDV Kanunun 32 nci maddesinde sayılan ve
“Tam İstisna” olarak adlandırılan işlemler şunlardır;
1. İhracat (Madde 11)
2. Deniz, hava, demiryolu taşıma araçlarının imali,
inşası, teslimi, tadili, bakımı, onarımı (Madde 13/a)
3. Liman ve hava meydanlarında araçlar için yapılan
hizmetler (Madde 13/b)
4. Teşvik belgeli makine teçhizat teslimleri (Madde
13/c)
5. Değerli madenler ve petrol arama faaliyetlerinde
bulunanlara yapılan teslim ve hizmetler (Madde 13/d)
6. Liman ve hava meydanı inşası ve yenilenmesine ilişkin
teslim ve hizmetler (Madde 13/e)
7. Güvenlik kuruluşlarının ve tedarikçilerinin silah,
cihaz ve sistem alışları ve yatırım harcamaları (Madde
13/f)
8. Uluslar arası taşımacılık (Madde 14)
9. Diplomatik temsilcilik ve konsolosluklar ile uluslar
arası kuruluşlara ve mensuplarına yapılan teslim ve
hizmetler (Madde 15)
İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLER
Bu yazımızın konusu yukarıda belirtilen ve KDV Kanunun
11 nci maddesinin özellikli konularından bir tanesi olan
İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLER olacaktır. KDV
Kanununun 11/1 maddesine 3297 sayılı Kanunla eklen ( c )
bendi hükmüyle, “İhraç edilmek şartıyla imalatçılar
tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma
değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez.
Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem
beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi
dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.
Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip
eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi
halinde, tecil edilen vergi terkin olunur.
İhracatın yukarıdaki şartlara uygun gerçekleştirilmemesi
halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği
tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesine göre belirlenen
(4842 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değişen ibare
Yürürlük; 01.05.2003) gecikme zammıyla birlikte tahsil
olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen
malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler
nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi
tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48'inci
maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi
ile birlikte tahsil edilir.
Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında
ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32'inci maddesi hükmü
uygulanmaz.
İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek
Katma Değer Vergisi (5228 sayılı Kanunun 59/2-b
maddesiyle değişen ibare. Yürürlük: 31.07.2004) ihraç
edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre
hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana
gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra
kalan tutardan fazla olamaz.
İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi
gereken Katma Değer Vergisi ihracat işlemlerinin
tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak
vergi miktarı mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer
alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır.
(4842 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle eklenen bent
Yürürlük; 01.05.2003) İhracatın mücbir sebepler veya
beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde
gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin
dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran
ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun
görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre
verilebilir. “
3297 sayılı Kanun 20.06.1986 tarihli ve 19140 sayılı
Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Konumuza ilişkin ilk düzenleme ve açıklamalar 23 Seri
Nolu KDV Genel Tebliği ile açıklanmıştır. Bu tebliğde
yer alana açıklamalara göre; Bu maddenin uygulanmasında
imalatçı deyimi; bir maddenin şeklini, niteliğini veya
terkibini; makina, alet veya el emeği yardımı ile kısmen
veya tamamen değiştirilmesini sağlayanları ifade eder.
Satın aldıkları malları işledikten sonra ihraç edenler,
imalatçı-ihracatçı sayıldıklarından, bu malları vergi
ödenmeksizin satın almaları mümkün değildir. Sanayi ve
Ticaret Bakanlığının 6948 sayılı Kanun çerçevesinde
yaptığı imalatçı tanımı neticesi 27 Seri Nolu KDV Genel
Tebliği ile 1.1.1988 tarihinden geçerli olarak
imalatçılar tarafından ihraç kaydıyla teslim edilen
mallarla ilgili tecil ve terkin uygulaması yeniden
düzenlenmiştir. Bu düzenleme sonucu;
Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yapılan tanıma göre
imalatçının;
1. Sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini
haiz olması,
2. Sanayi Odası, Ticaret Odası ve Esnaf ve Sanatkar
Derneklerine kayıtlı bulunması,
3. İmalat işinde en az 5 işçi çalıştırması,
4. Sanayi sicil belgesinde yer alan üretim konusunda
gerekli araç parkına sahip olması,
5. Bu şartları topluca taşıyan imalatçıların kendi
üretimine ilave olarak aynı zamanda fason imalat da
yaptırmaları halinde,
a) Fason imalatı sadece, sanayi sicil belgesinde yazılı
üretim dallarında yaptırmaları,
b) Fason olarak yaptırılan imalatta işin riskini ve
organizasyonu üstlenmeleri,
c) Fason olarak imal ettirilen mallarla ilgili ham madde
ve yardımcı maddeleri temin etmeleri,
gerekmektedir.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının yaptığı tanım kapsamına
giren imalatçılardan, ihraç edilen nihai ürünün imalat
safhalarından bir bölümünü bizzat yapan, diğer imalat
safhalarını ise ham ve yardımcı maddelerini sağlayacak
işin riskini ve işletme organizasyonunu üstlenip, başka
firmalara fason ücreti karşılığında yaptıran mükellefler
de imalatçı sayılacaklardır.
Ancak, işin riskini ve işletme organizasyonunu üstlenmek
ve ham ve yardımcı maddeleri sağlamakla beraber, sanayi
sicil belgelerinde yer alan üretim konusu dışında başka
malları fason olarak imal ettirenler, bu mallar
dolayısıyla imalatçı sayılmayacaklardır.
İmalatçılar tarafından bu kapsamda yapılan teslimlerle
ilgili olarak düzenlenen faturalarda, hesaplanan katma
değer vergisi, mal bedelinden ayrı olarak
gösterilecektir. Ancak faturaya "3065 Sayılı Katma Değer
Vergisi Kanunu hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla
teslim edildiğinden, Katma Değer Vergisi tahsil
edilmemiştir" ibaresi yazılacaktır.
Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinde
düzenlenen tecil – terkin sistemi ile ilgili olarak
yayımlanan 27 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinin 7. bölümündeki açıklamalara göre,
ihracatçının ihraç kaydıyla aldığı malı değiştirmeden,
başka bir deyişle imalatçının teslim ettiği şekilde
ihraç etmesi gerekmektedir.
Ancak, ihraç edilecek mal ile bu malın eklentisi veya
ayrılmaz parçası niteliğindeki malların ihraç kaydıyla
teslim edilmesi ve bunların ihracının tek bir mal olarak
gerçekleştirilmesi halinde, asıl malın yanı sıra eklenti
veya ayrılmaz parça niteliğindeki malların yurt
dışındaki müşteriye kesilen faturada ve gümrük
beyannamesinde ayrıca yer almasına bağlı olarak
tecil-terkin sistemi kapsamında işlem yapılması
mümkündür. Bu şekilde gerçekleşen işlemlere ait gümrük
beyannamelerinde ihracatçılara ihraç kaydıyla mal teslim
eden imalatçı-tedarikçi firmaların isim ve unvanlarının
yer alması gerektiği de tabiidir.
İmalat işinde en az 5 işçi çalıştırması
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 6948 sayılı Kanun
çerçevesinde yaptığı imalatçı tanımında yer alan
şartlardan birisi olan “imalat işinde en az 5 işçi
çalıştırmak” hususu, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının
halen yürürlükte olan SGM 96/128-129 sayılı sanayi sicil
tebliği ile 1983 yılında yayımlanan asgari personel
şartını getiren Sanayi Sicil Tebliği iptal edilmiştir.
Adı geçen tebliğ 28.12.1996 tarih ve 22861 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanmıştır. Bununla birlikte; Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı (Tebliğ No: SGM 2005/17) Sanayi Sicil
Tebliğini 5 Temmuz 2005 tarih ve 25866 sayılı Resmi
Gazetede yayınlamıştır. Bu tebliğ ile “6948 sayılı
Sanayi Sicil Kanununun 1 inci maddesi kapsamında
değerlendirilen ve en az bir işçi çalıştıran sanayi
işletmeleri; Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa,
Kayseri,Yalova, Kocaeli, Erzurum, Eskişehir, Konya,
Samsun, Mersin, Erzincan, Antalya, Gaziantep, Diyarbakır
ve Adana illerinde 1/9/2005 tarihinden itibaren, kalan
diğer İllerde 1/10/2005 tarihinden itibaren, sanayi
siciline kayıt olacaklardır.” Denilmektedir.
Konuya ilişkin olarak T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir
İdaresi Başkanlığı B.07.1.GİB.0.54/5411-2530 sayı ile
9.8.2005 tarihinde bir özelge düzeltmesi yapmıştır. Bu
yazıda;
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
SAYI : B.07.1.GİB.0.54/5411-2530 9.8.2005/38101
KONU :
BALIKESİR VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Vasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğüne)
İLGİ: 20.06.2005 tarih ve
B.07.4.DEF.0.10.10-1-107-764/6502 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ve ekleri incelenmiş olup,
Defterdarlığınızca
a hitaben yazılı 13.06.2005 tarih ve 6233 sayılı
özelgeniz incelenmiş ve söz konusu mükellefin Katma
Değer Vergisi Kanunun 11/1-c maddesi kapsamında
tecil-terkin uygulamasından yararlanacak imalatçılarda
aranılması gereken şartlardan “imalat işinde en az 5
işçi çalıştırılması” şartına sahip olmadığının tespiti
neticesinde, anılan şirketin tecil- terkin talebinin
reddedildiği anlaşılmış olup, anılan özelgenin aşağıdaki
şekilde düzeltilmesi uygun görülmüştür.
Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c
maddesinde hüküm altına alınan ihraç kaydıyla teslimlere
yönelik imalatçı tanımının yer aldığı 27 seri No’lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde bu kapsamda
yapılacak uygulamanın usul ve esasları belirlenmiş
bulunmaktadır.
Anılan tebliğe göre “imalatçı” sayılmanın şartlarından
birisi “imalat işinde en az 5 işçi çalıştırmak” olmakla
beraber, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının halen yürürlükte
olan SGM 96/128-129 sayılı sanayi sicil tebliği ile 1983
yılında yayımlanan asgari personel şartını getiren
Sanayi Sicil Tebliği iptal edilmiştir.
Buna göre, sanayi sicil belgesine sahip bulunan fakat
imalat işinde 5 işçi çalıştırma şartına sahip olmayan
mükelleflerin Katma Değer Vergisi Kanunun 11/1-c maddesi
kapsamında ihraç kaydıyla mal teslim eden imalatçı
sayılması uygun görülmüştür.
Bilgi edinilmesini, konunun yukarıdaki açıklamalar
çerçevesinde yeniden değerlendirilerek gerekli
işlemlerin yapılmasını ve sonucunun dilekçesine cevaben
adı geçen mükellefe de bildirilmesini rica ederim.
Başkan a.
Ahmet ÖĞÜT
Gelir İdaresi Grup Başkanı
Denilmektedir. Belirttiğimiz bu son gelişmelerle
imalatçı tanımında “imalat işinde en az 5 işçi
çalıştırmak” ön koşulundan kaynaklanan katma değer
vergisi iadesindeki sorunların çözülmekte olduğuna
işaret etmektedir.
TECİL-TERKİN İŞLEMLERİNE İLİŞKİN BAZI ÖZELLİKLİ
KONULAR
İmalatçı tanımınaü
girdiği halde, fason olarak dahi olsa kendi üretmediği,
piyasadan hazır aldığı malları da teslim edenlerin, bu
teslimlerini faturada ayrıca göstermek suretiyle
tecil-terkin uygulaması dışında tutması gerekir.
Fason iş yapanlar buü
uygulamadan yararlanamazlar. Örneğin; İhracatçının
ürettiği mallara fason işçilik yapan bir firmanın bu
uygulamaya göre işlem yapması mümkün değildir.
İmalatçılar için aranılan diğer şartlara haiz olup,
sanayiü
sicil belgesini henüz almamış olan mükelleflerin, Sanayi
Bakanlığına başvurarak olumlu görüş yazısı aldıkları
veya vergi dairesi müdür yardımcısı başkanlığındaki
yoklama grubunun bu şartlara haiz olduğunu belirlediği
tarih itibariyle tecil-terkin kapsamında işlem yapmaları
mümkündür. Bu tespit Yeminli Mali Müşavir tasdik raporu
ile de yapılabilecektir.
Gümrükü
Beyannamesinde imalatçının adının yer almaması veya
yanlış isim yazılması halinde, yapılacak bir inceleme
ile ihraç edilen malların imalatçıya ait olduğu tespit
edilerek, terkin işlemi yapılabilecektir.
İmalatçı faturasınınü
ihracat faturasından sonraki bir tarihi taşıması
halinde, ihraç edilen malların bu faturada belirtilen
mallar olduğu bir inceleme ile tespit edilirse
tecil-terkinden yararlanılabilecektir. Bu incelemenin
Yeminli Mali Müşavir tarafından yapılması mümkündür.
Tecil-terkin kapsamında teslim edilenü
malların ihracından sonra ortaya çıkan vergi iadesi, kur
farkı ve kaynak kullanımı destekleme primlerinin
imalatçıya aktarılmasında, imalatçı tarafından
düzenlenecek faturada bu unsurların ayrı ayrı
gösterilmesi ve asıl malın teslimine ait fatura ile
gümrük beyannamesine atıfta bulunan bir şerh konulması
şartıyla, bu unsurlar için KDV uygulanmaması mümkündür
(Arındırılacak KDV). Bu durumda söz konusu bedeller hem
beyan edilmek, hem de indirim konusu yapılmak suretiyle
sıfırlanacaktır.
İhracat 96/10 sayılı tebliğ hükümleriü
uyarınca, yürürlükteki kambiyo mevzuatı çerçevesinde
bedeli yurda getirilmesi zorunlu olmayan ve bu nedenle
“bedelsiz ihracat” olarak tanımlanan ihracata konu
malların da ihraç kaydıyla tesliminde tecil-terkin
uygulaması mümkündür. (Bkz. 17 Nolu KDV Sirküleri)
KDV Kanunu’nun Geçici 17 nci maddesi kapsamında,ü
dahilde işleme ve geçici kabul rejimlerine göre işlenip
ihraç edilmek üzere yapılacak teslimlerin de yukarıdaki
şekilde ihraç kayıtlı olabilmesi mümkündür.
İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLERDE TECİL, TERKİN VE
İADE EDİLECEK KATMA DEĞER VERGİSİNİN HESAPLANMASI
Yukarıdaki şartlara uygun olarak yapılan ihraç kaydıyla
teslimler, KDV Beyannamesinin
TABLO-1 TEVKİFAT UYGULANMAYAN İŞLEMLER bölümündeki
6,8,10,12 no.lu satırlarında herhangi bir KDV li teslim
gibi ve oranına göre tasnifli olarak diğer KDV li
teslimlerle toplanmak suretiyle gösterilir.
Hizalarındaki 7,9,11,13 no.lu satırlarda ihraç kayıtlı
teslim faturasında gösterilen ve müşteriden tahsil
edilmeyen KDV tutarları da yine oranlarına göre ayrımlı
olarak ve hesaplanan diğer KDV ler ile toplanmak
suretiyle gösterilir. Bunun sonucunda ihraç kayıtlı
teslimlerle ilgili KDV ler, 31 inci satırdaki KDV
toplamına dahil olur. Bundan 37 nci satırdaki indirimler
toplamı düşüldüğünde pozitif bir rakam çıkarsa, bu
pozitif rakamın ihraç kayıtlı teslim KDV si kadar kısmı
38 inci satırdaki tecil edilecek KDV tutarını oluşturur.
Şayet fark ihraç kayıtlı teslim tutarının altında ise bu
farkın tamamı tecil edilir, Tecil olunan tutar ile ihraç
kayıtlı teslim KDV leri toplamı arasındaki fark
mükellefe iade edilecek KDV yi oluşturur. 37 inci
satırdaki indirimler toplamı 31 inci satırdaki toplam
KDV den fazla ise, bu takdirde ihraç kayıtlı teslim KDV
sinin tamamı iade edilecek demektir.
İhraç kayıtlı teslimle ilgili tecil edilecek ve/veya
iade edilecek KDV nin tespiti, beyannamenin arka
yüzündeki “Tablo 10 İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLER” bölümünde
yapılmaktadır. Söz konusu bölümün dolduruluşu şöyledir:
84 , 86 , 88
Bu satırlarda KDV Kanunu 11/1-c ve Geçici 17 nci
maddeleri kapsamında İHRAÇ KAYDIYLA yapılan teslim
bedelleri KDV oranlarına göre ayrımlı olarak
gösterilecek ve hizalarında hesaplanan (fakat müşteriden
tahsil edilmeyen) KDV tutarları yer alacaktır.
85 , 87
Bilindiği üzere, %1 veya %8 orana tabi malların ihraç
kaydıyla tesliminde tecil edilecek KDV çıkmamışsa iade
tutarı teslim KDV si olan %1 veya %8 oranla hesaplanmış
meblağdan ibaret kalmaktadır. Satıcının bu teslimle
ilgili yüklendiği KDV, %1 veya %8 oranla hesaplanan
teslim KDV sinden fazla ise bu fazlalık da iade konusu
olabilmektedir. Şayet böyle bir durum varsa, 85 ve 87
no.lu satırlara %1 veya %8 oranlı olup ihraç kaydıyla
teslim edilmiş mallar için yüklenilmiş olan ve teslim
KDV sinden daha büyük tutarda bulunan KDV tutarları
yazılacak, böyle bir durum yoksa boş bırakılacaktır.
89
84, 86 ve 88 no.lu satırlarda yazılı olan ihraç kayıtlı
teslimlerle ilgili olarak hesaplanmış (fakat müşteriden
tahsil edilmemiş) KDV tutarlarının toplamı bu satıra
yazılır.
90
89 uncu satırdaki rakamdan 38 inci satırdaki rakam
çıkarıldığında bulunan fark bu satıra yazılır.
(38 inci satıra yazılması gereken rakam ise şöyle tespit
edilmektedir: 31 inci satırdaki toplam hesaplanan KDV
den 37 nci satırdaki indirimler toplamı düşüldüğünde
bulunan fark pozitif ise bu fark 89 uncu satırda yazılı
rakam ile mukayese edilir. Bunlardan küçük olan rakam
(31-37 farkı veya 89 dan hangisi küçükse) 38 inci satıra
yazılır. 37 nci satırdaki indirimler toplamı, 31 inci
satırdaki hesaplanan KDV den fazla ise, tecil edilecek
KDV yoktur. 38 inci satır boş kalır ve ihraç kaydıyla
teslim KDV sinin tamamı, 90 ıncı satırda iade hakkı
olarak yer alır.)
40 no.lu satırdaki iade edilmesi gereken KDV
tutarına, ihraç kayıtlı teslimden kaynaklanan iade
rakamı dahil edilmez. İhraç kayıtlı teslimden
kaynaklanan iade tutarı sadece 90 no.lu satırda
gösterilir.
95 no.lu KDV Tebliğ’i ile ihraç kayıtlı teslimden
kaynaklanan iadelerin belli bir ayda ihracı gerçekleşen
teslimlere isabet eden kısmının KDV Beyannamesinin 83
no.lu satırında gösterilmek suretiyle aylık periyotlar
halinde istenmesi uygulamasına 95 no.lu Tebliğ ile son
verilmiştir. Bundan böyle KDV beyannamelerinin 83 no.lu
satırı hiç kullanılmayacak, hep boş bırakılacaktır.
BASİTLEŞTİRİLMİŞ ÖRNEK OLAY ÇÖZÜMÜ
İmalatçı konfeksiyon firması ABC, ihracatçı dış ticaret
şirketi XYZ aracılığı ile ihraç kayıtlı mal satışında
bulunmuştur. İmalatçı ABC’nin Ağustos/2005 vergilendirme
dönemindeki faaliyet bilgileri şöyledir;

Mükellefin önceki dönemden devreden 15.700.- YTL
indirilecek KDV’si bulunmaktadır.
ABC’nin Ağustos/2005 vergilendirme dönemindeki KDV
Beyannamesi doldurulduğunda 19.040.-YTL Tecil Edilecek
KDV ve 43.960.- YTL İadesi Gereken KDV çıktığı
görülecektir.


Mükellef isterse ihraç kayıtlı teslimden doğan iade
hakkını, kendi vergi borçlarına, kendi SKK borçlarına,
kendi gümrük vergisi borçlarına, ortaklarının ve mal
veya hizmet temin ettiği diğer mükelleflerin vergi,
gümrük vergisi ve SSK borçlarına, rakamsal sınır
olmaksızın, teminat mektubu ve inceleme gerekmeksizin
mahsup suretiyle kullanabilir. (Mal veya hizmet alınan
mükelleflerin borçlarına mahsup istenebilmesi
bakımından, alımın tutarının veya döneminin ne olduğu
önemli değildir.)
İhraç kayıtlı teslimden doğan KDV nin nakden veya mahsup
yoluyla iadesinde vergi daireleri 84 no.lu KDV
Tebliği’nin I/1.1.3.v bölümünde sayılan belgeleri
istemektedir. Bu belgeler şunlardır :
“v. İhraç kaydıyla satışlarda
- Gümrük beyannamesi (aslı veya noter, gümrük idaresi ya
da yeminli mali müşavirce
onaylı örneği),
- İhraç kayıtlı teslimin gerçekleştiği döneme ilişkin
olarak indirilecek katma değer vergisi listesi,
- İhraç kaydıyla satışlara ilişkin fatura fotokopisi
veya liste,
- Bavul ticareti kapsamında ihracat yapanlara satış
yapılması halinde, ihracatçıdan temin edilen ve
münhasıran 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre
faaliyette bulunan bankalar veya özel finans
kurumlarınca düzenlenmiş döviz alım belgesi aslı veya
ilgili banka veya özel finans kurumu şubesince
onaylanmış örneği .”